Şa‘bân-ı Şerîf Ayı

Şa‘bân-ı Şerîf Ayı

Konu: Şa‘bân-ı Şerîf Ayı

Selâmün aleyküm

Konu Başlıkları: Aşağıdaki Anlatım Sırasına Göre Devam Edecektir.
1-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayı hakkında
2-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayının Ehemmiyeti ve Fazîletleri
3-) Şa’bân-ı Şerîf Ayı Amellerin Arz Mevsimidir
4-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayında Rehâvete Düşülmemelidir
5-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayında Yapılması Uygun olan Site içinde eklediğimiz Konuların Bazıları.

1-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayı hakkında

Zamanın yaratıcısı ve yegâne hâkimi olan Allah Te‘âlâ, halk ettiği her şeyi olduğu gibi, ayları da belli bir fıtrat üzerine yaratmış ve bazı zaman dilimlerini diğerlerine nazaran bereketli ve fazîletli kılmıştır. Muayyen zaman dilimlerinde takdîr edilmiş olan fazîlet ve bereketlerin kaynağı, o gün ve gecelere ait dinî hususiyet taşıyan hâdiseler ve gelişmelerdir.

Kur’ân-ı Kerîm’de “Haram Aylar” şeklinde vurgulanan terkipte yer alan aylar da, bereketli ve fazîletli bu zaman dilimlerinin başında gelmektedir. Bu mübârek aylardan biri olan Receb-i Şerîf ayını, Reğâib ve Mi‘râc geceleriyle beraber geride bıraktık. Takvim sırasına göre Receb-i Şerîfi müteakip müşerref olduğumuz hicrî ayların sekizincisi olan Şa‘bân-ı Şerîf ayı da muhtevasında pek çok fazîleti barındıran müstesnâ bir aydır.

Bu mübârek ayın adına kökeni ve tarihi açısından bakıldığında; Araplar tarafından, İslâmiyet’ten evvel de mukaddes sayılan bir ay olduğu, bazı tarihî kesitlerde farklı şekillerde adlandırıldıktan sonra artık “Şa‘bân” şeklinde anılmaya başlandığı görülmektedir. Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in de bu ayı “Şa‘bân” şekilde anmayı tensip buyurduğu ve hicrî takvimin teşekkülüyle birlikte takvimdeki yerine de bu adla kaydolunuyor günümüze kadar da bu şekilde intikal ettiği anlaşılmaktadır.

  • Fazîletlerini zikretme sadedinde müstakil bir bahis açacağımız bu mübârek ayda, tarihî açıdan önem taşıyan pek çok hâdise de gerçekleşmiştir. Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in Hazreti Hafsâ (Radıyallâhu Anhâ) vâlidemizle izdivâcı, Hazreti Hüseyin (Radıyallâhu Anh)ın dünyayı teşrîfi ve Benî Mustalik gazvesi bu mübârek ayda vuku bulmuştur. Asrı sâadet devrinden sonra da yine pek çok önemli hâdise bu mübârek aya tevâfuk etmiştir.

2-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayının Ehemmiyeti ve Fazîletleri

Şa‘bân ayı, hicrî takvime göre Ramazân-ı Şerîf’ten bir önceki ay olması hasebiyle bu mübârek mevsime bir nevi hazırlık niteliği taşımaktadır. Tutulacak oruçlar ve sâir nâfile ibâdetler bu aydan başlanarak artırılmalı, böylelikle Ramazân-ı Şerîf’ten en iyi şekilde müstefid olmaya yönelik ön hazırlıklar tamamlanmalıdır.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bu mübârek ayın Ramazân-ı Şerîf’e ulaşma açısından ehemmiyetine binaen: “Allâhım! Receb’i ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazân’a ulaştır.” şeklinde duâ etmiştir. Bu duâ, “üç aylar” olarak adlandırılan belli bir mevsimi mukaddes kabul etmenin ve gecelerini ihyâ için birtakım faaliyetlerde bulunmanın meşrûiyetinin de delillerindendir.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) kendisinden sual edenlere, Ramazân-ı Şerîf dışında en fazîletli orucun Şa‘bân ayında tutulan oruç olduğunu, “Ramazan’ı ta‘zîm için (Ramazan hürmetine) Şa‘bân’da tutulan oruçtur.” buyurarak beyân etmiştir.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in, fazîletlerini ümmetine tebliğ ettiği bu ayı kendi ayı olarak tanımladığı da rivâyet edilmiştir: “Receb Allâh’ın ayı, Şa‘bân benim ayım ve Ramazân ümmetimin ayıdır.”

3-) Şa’bân-ı Şerîf Ayı Amellerin Arz Mevsimidir

Şa’bân-ı Şerîf ayını ehemmiyetli kılan en önemli hususlardan birisi de amellerin arz ayı olmasıdır. Bu durum Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den şöyle rivâyet edilmiştir: “İnsanların değerini bilemedikleri bu ayda ameller Allah’a arz edilir; ben amellerimin oruçlu iken Allah’a arz edilmesini arzu ediyor ve bu ayda oruç tutuyorum.”

Şa‘bân-ı Şerîf’te oruç tutma konusunda Hazreti Âişe (Radıyallâhu Anhâ)vâlidemiz, Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in Şa‘bân ayına verdiği ehemmiyeti şöyle anlatmıştır:

Rasûlullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bazı aylarda çok oruç tutardı. Hatta biz, onu bu ayda hiç iftar etmeyecek sanırdık. Bazı aylarda da çok iftar ederdi. Hatta biz, bu ayda hiç oruç tutmadı derdik. Rasûlullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in Ramazan’dan başka bir ayın orucunu tamamladığını görmedim. Hiçbir ayda da Şa‘bân ayında tuttuğundan daha fazla oruç tuttuğunu görmedim.”

Rasûlullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) senenin –Ramazân-ı Şerîf ayı dışındaki- hiçbir ayında Şa‘bân ayındakinden fazla oruç tutmamış ve şöyle buyurmuştur: “Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in Şa‘bân ayındaki orucu hakkında Hazreti Âişe (Radıyallâhu Anhâ) ayrıca şöyle demiştir: O (Râsûl-i Ekrem) Şa‘bân ayının tamamını oruçla geçirerek sonunda Şa‘bân’ı Ramazân’la birleştirirdi.”

Elbette ki Şa‘bân-ı Şerîf ayını ihyâ etmenin tek yolu yalnızca oruç ibadetinden geçmemektedir. Bu mübârek ayda ecir vesilesi olan makbul ibâdet ve davranışlardan hâsıl olacak ecir ve mükâfatlar katbekat fazla olacaktır.

4-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayında Rehâvete Düşülmemelidir

Ramazân-ı Şerîf’i dolu dolu geçirmeyi hedefleyen bazı kimselerin, Receb-i Şerîf’in fazîletlerinden istifâde etmek maksadıyla yoğun bir çaba harcamalarının ardından, Şa‘bân-ı Şerîf’te rehâvete düştükleri, bu ayın özellikle ikinci yarısını bir tür istirahat vetiresi olarak geçirdikleri dikkat çekmiş olmalı ki, Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ve onun sünnetini takip eden ulemâ bu konuda birtakım ikazlarda bulunma ihtiyacı hissetmişlerdir.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ümmetini ikaz sadedinde şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Bu Şa‘bân ayı, Receb ve Ramazân arasında kalan, insanların gaflet ettikleri bir aydır. Hâlbuki Şa‘bân ayı amellerin, âlemlerin rabbine yükseltildiği bir aydır..” Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ayrıca, ashâbının Şa‘bân ayını ne şekilde geçirdiklerini de sorduğu ve bu konuda ikaz ve hatırlatmalarda bulunup onları takip ettiği rivâyet edilmiştir.

– Şa‘bân-ı Şerîf’in Başında, Ortasında ve Sonunda Üç Gün Oruç

“Her kim Şa‘bân’ın başından, ortasından ve sonundan üç gün oruç tutarsa, Allâh-u Teâlâ ona yetmiş peygamber sevabı yazar. Allâh-u Teâlâ’ya yetmiş sene ibâdet etmiş gibi olur. O sene ölürse şehit olarak ölür.”

5-) Şa‘bân-ı Şerîf Ayında Yapılması Uygun olan Site içinde eklediğimiz Konulardan Yararlana bilirsiniz. “https://dinisitem.com”
Bazıları Aşağıda Listelenmiştir.  Yeni eklenen konularımızı da görmek için site içi arama yapmanız faydalı olacaktır.

 

Kaynak: 1-) “İsmailağa Câmiâsının Resmî İnternet Sitesi” Buraya TIKLAYARAK Yazının Adresine ulaşabilirsiniz. 

2-) https://dinisitem.com sitemizdeki Açtığımız konular.

Konu: Şa‘bân-ı Şerîf Ayı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ